Ev ve Yaşam 4 dk okuma
Evde Küçük Bir Kitaplık Kurmanın Pratik Yolu
Rafın yerinden derinliğine, sıralama yönteminden kitap bakımına kadar işlevli bir ev kitaplığı kurmanın temel kuralları.
Yazar: Berrin Aksoy
Evde kitaplık kurmak, çoğu insanın aklına önce bir mobilya meselesi olarak gelir. Oysa iyi bir ev kitaplığı, satın alınan raftan çok kurulan düzenle ilgilidir. İçinde yüzlerce kitap bulunan ama hiçbirine ulaşılamayan raflar da vardır, elli kitapla insanın günlük hayatına gerçekten karışan küçük bir köşe de. Aradaki farkı yaratan şey bütçe değil, kitapların nerede durduğuna ve nasıl sıralandığına dair birkaç basit karardır.
Önce yeri, sonra rafı seçin
Kitaplığın kurulacağı yer, kitapların okunup okunmayacağını doğrudan belirler. Evin en az geçilen köşesine yerleştirilen bir raf, kısa sürede görünmez hale gelir. Buna karşılık oturma alanının kenarında, koltuğun uzanma mesafesinde duran mütevazı bir raf, farkına varmadan her gün elinizin gittiği bir yere dönüşür. Doğrudan güneş alan duvarlar iyi bir tercih değildir; güneş kapak renklerini soldurur ve kâğıdı zamanla kırılganlaştırır. Aynı şekilde radyatör üstü ve rutubete açık dış duvarlar da kitaplar için zorlayıcıdır. İdeal yer, ışık alan ama doğrudan güneşe maruz kalmayan, havası düzenli değişen bir duvardır.
Rafların derinliği ve yüksekliği
Standart bir romanın derinliği yaklaşık on üç santimdir; sanat ve tasarım kitapları bunun iki katına çıkabilir. Çok derin raflar kitapların arkaya kaçmasına ve önlerinde toz toplayan boş bir şerit oluşmasına yol açar. Yirmi ila yirmi beş santim derinlik, çoğu ev kitaplığı için yeterlidir. Yükseklikte ise ayarlanabilir raf sistemleri büyük kolaylık sağlar, çünkü kitap boyları hiçbir zaman tek tip değildir. Bir rafta kitapların üstünde bir avuç boşluk kalması yeterlidir; daha fazlası hem yer israfıdır hem de raf üstüne rastgele eşya biriktirme eğilimini besler.
Sıralama kişisel bir tercihtir
Kitapları nasıl dizeceğinize dair tek bir doğru yoktur. Kütüphaneler konu başlığına göre sıralar, bazı okurlar yazar soyadını tercih eder, bazıları da yayınevine göre dizmenin görsel bütünlüğünü sever. Renge göre sıralama estetik açıdan çekici görünse de, aradığınız kitabın kapak rengini hatırlamıyorsanız kullanışsız hale gelir. Ev kitaplığı için en işlevli yöntem genellikle karma bir düzendir: Sık başvurduğunuz kitaplar göz hizasında, bir daha okuma ihtimali düşük olanlar en üst rafta, ağır ve büyük ciltler ise en altta. Göz hizası kitaplığın en değerli alanıdır ve orayı gerçekten kullandığınız kitaplara ayırmak, düzenin kendiliğinden korunmasını sağlar.
Kitapların bakımı için birkaç ayrıntı
Kitaplar dik durmalı, ama raf sıkıştırılmamalıdır. Fazla sıkışan ciltlerin sırtları zorlanır, çok gevşek duranlar ise yana yatarak kapak yapısını bozar. Yana devrilmeyi önlemek için kitap desteği kullanmak, kitapları eğik bırakmaktan çok daha iyidir. Kalın ve ağır ciltleri yatay yığmak sakıncalı değildir, hatta bazı sanat kitapları için daha sağlıklıdır. Tozu kuru bir bezle, kitabı raftan çıkarıp sırtından ön kapağa doğru silerek almak yeterlidir. Nemli mendil ve kimyasal temizleyiciler kâğıda zarar verir. Yılda bir kez rafları boşaltıp havalandırmak, hem tozu azaltır hem de unuttuğunuz kitapları yeniden görmenizi sağlar.
Ev kitaplıkları zamanla kendiliğinden bir depoya dönüşme eğilimi taşır. Rafların önüne konan çerçeveler, biriken kâğıtlar, kutular ve süs eşyaları önce boş görünen yerleri doldurur, ardından kitapların önünü kapatır. Bir süre sonra arka sırada kalan kitaplar hafızadan silinir ve fiilen kitaplığın parçası olmaktan çıkar. Bu yüzden rafın yalnızca kitaplar için kullanılması, düzeni ayakta tutan en etkili kuraldır. Süs eşyası koymak isteyenler için tek bir rafı buna ayırmak ve geri kalanını kitaplara bırakmak dengeli bir çözümdür. Aynı şekilde ödünç verdiğiniz kitapları küçük bir listeye yazmak, kitaplıkta zamanla oluşan görünmez boşlukları takip etmenin en basit yoludur.
Küçük bir kitaplık da kitaplıktır
Ev kitaplığı kurmayı erteleyen çoğu kişi, aklında bir kütüphane görüntüsü taşıdığı için başlamaz. Oysa iyi bir başlangıç, tek bir rafta yer alan otuz kitap olabilir. Bu ölçek, kitapların birbiriyle ilişkisini görmenizi ve gerçekten neyi sakladığınıza dikkat etmenizi kolaylaştırır. Okumadığınız, okumayacağınız ve size bir şey ifade etmeyen kitapları elden çıkarmak, kitaplığı fakirleştirmez, tersine belirginleştirir. Zamanla eklenen her kitap bir tercihe dönüşür ve raf, evin içinde sizi anlatan az sayıdaki nesneden biri haline gelir. Bir ev kitaplığının asıl işlevi de budur: Kitapları saklamak değil, onları ulaşılabilir kılmak.